“Onlar bizi Vetir’de namaz kılarken buldular Kimimizi rükuda, kimimizi secdede vurdular Onlar hem güçsüzdü hem az sayıca Allah’ın kullarını çağır da gelsinler yardıma Köpüklü deniz dalgalarını andıran ordularla”
vurdu zalimler hem de kalem tuttuğum yerlerden
annemim öptüğü babamının bağrına bastığı
göğsümde kur’an cüzünü tuttuğum yerlerden
ey musa’yı ağaç oyuğunda yüzdüren nil’de
meryem’i hurma ile besleyen mihrab önünde
yusuf’u kuyudan çıkarıp mısır’a sultan eden ey
ey ebabil kuşlarıyla siccilden taşlar gönderen
ebrehe’yi çiğnenmiş ekinlere çeviren
kızgın çöllerde kumlara batıran süraka’yı ey
vurdu zalimler hem de secde izlerini taşıyan alnımdan
esmâ-yı hüsna’lı avuç içlerimden
namazla donanmış dizlerimden
ey geceleri gündüze çeviren nârı gül eden
sevr’i güvercinlere yuva örümceklere ağ
kehf ashabına mağarayı döşek eden ey
bizi de kurtar yâ bâsıt
zalimleri kahret yâ kahhâr
intikamımızı al yâ müntakim