Şirâze’den Şirâze’ye Saklı Mektuplar -48
ebrâr ile hemhâl olayım diye günlerin ötesine geçtimiki dirhem irademle bir ince mücâdele içindesanırım ben tuz ile buz eyledim ebrûlî…
ebrâr ile hemhâl olayım diye günlerin ötesine geçtimiki dirhem irademle bir ince mücâdele içindesanırım ben tuz ile buz eyledim ebrûlî…
Sayda’da maviye eğik yüzümZiri başka âlem desem de Şirâzeben âlemler içinde âlem diye seni bilirim kanatlarımı kırmıştım Ankara kalesi’nde, uçamayayım…
ben seni yazsam hep silecek öteki elimdönsem yüzümü yüzüne Şirâzegörmeyecek deli atlas gözlerin I.sisli Nevski bulvarında sırf sanat için, soğuk…
bütün örtüleri bıraktımekle uç uca çek aramıza ben özledimyokuşları olankuyularından yosun kokusu taşanadını hep sevdiğim dağ yamaçlı, Asi akışlı, deniz…
mektuplarımaynı sözleri karaladığımbir gün vazgeçerim sandığım; küçük, karmaşık, uçuşanve adını sakladığım, kırılgan naz mektuplarımdardayım Frunze’ye Tibet Yaylası’ndan indiğinde bahartaşardı ahşap…
inanacaksın önce sen her söylediğinesen kendin güveneceksin önce kendineve sen emin olacaksın ne olduğundan tümüylebenim inanmadığım senin varlığın Şirâze lâvarsa…