Şirâze’den Şirâze’ye Saklı Mektuplar -40
gayyâdan ulaşır savt, zemînezemîn her zamanki bilindik duruşuyla sürüncemedeüstündekiler; haşin, zâlimsanki zemîn sonsuzca kendilerininellerinde kâğıttan hayatlarellerinde buzdan bir ömürsen tut…
gayyâdan ulaşır savt, zemînezemîn her zamanki bilindik duruşuyla sürüncemedeüstündekiler; haşin, zâlimsanki zemîn sonsuzca kendilerininellerinde kâğıttan hayatlarellerinde buzdan bir ömürsen tut…
kırık laleler, kırık vazolarda çok yaşamazgecelerden bir gece seç kendine, uzan boylu boyuncagece ol, gece kal, gece giyin; ve öyle…
bakmadığım yer kalmadı, burası orası değilse de durdum “buldum” da diyemem, ihtimal hepten kaybettim titrek Moravya Tepeleri’nde… beni okusunlar, gece…
ben Şirâze,üç harf ve üç hece…bu arahüzün ekiyorum şeydâ hâlelerin şûlesineağulanmış yüreğim ikincil kuşkular büyütüyorara ara kimsin sen Şirâzekaç hecesin,…
Hasret iki ucu yanık mektup, vuslat gözün incileri. Söz dilin altında olgunlaşmadan mana kazanmaz. Akıl sözü tartıya vurmazsa; dil, sınanmamış…
kail’imlebrîz’imher an’da vahîmimşu nâr-ı aşk’tan firâr edemedimben Şirâze mâverâya erişemedimyok mu bu lûgatte nesh-i aşk eskiyen hâlimi görüp mü kaçırıyorum…