Şirâze’den Şirâze’ye Saklı Mektuplar -72
üzerimden kırmızı, mavi, beyaz uçaklar geçiyor uğultu kulaklarımda elimi uzatsam dokunacağım üzerimden kırmızı, mavi, beyaz uçaklar geçiyor Şirâzene yapsam kanatlanamayacağım…
üzerimden kırmızı, mavi, beyaz uçaklar geçiyor uğultu kulaklarımda elimi uzatsam dokunacağım üzerimden kırmızı, mavi, beyaz uçaklar geçiyor Şirâzene yapsam kanatlanamayacağım…
bahara az kala Grant Park martılarla eğlenir tüm integral özelliklerin altını çizerekrahatı kaçmıştır kışın, huzursuzluk dalgalarla bir gider bir gelirkuzey’in…
ölmeden görseniz beniokusanız yazdıklarımıve duysanız sesimisevseniz beni ben ölmedengörsem, bilsem ve sevinsem sanmam benim şarkım duyulsun oralardanyazdıklarım okunsun sanmamöğle uykusuna…
bu apokaliptik duruşualmayı ben seçmedimhiçbir şeyi seçmediğim gibiverildi dedim gelmeyin üzerime gece gece 30’ların depresif tavrını takınıp; kelimeler, noktalar, virgüller…
“sokak lambası yazıları” vardı müsvedde diye karaladığımiçine çıkın çıkın anı sığdırmışım Şirâzeve unutmuşum rafların birindeşaşırdımdemek ki ben de unutabiliyormuşum başka…
bilmek istemediklerim varhiç bilmemeyi seçtiklerimanladığımdan berikendi değerimi bazen bir tek soruyla erir buzlar, değişir mesâfesi uzak sandıklarımınbazen söylenen her kelime…