en kalbî özleyişle…

ne bir hakikat tutmacı dünya

ne bir sığınak… uçurtmaları

kalplerine hapsolan çocuklar ancak

çıplak suyla yıkanmış elleriyle

yoz sakallı ve ıslak sözlü

kalmayacak

çaresiz bir kuşatma bilmeden

ve düşmeden rahmetin şımartan iklimine

bütün isimlerini saklayacak

ne gözlerine karılan medeniyet harcı

ne göğsünü astığı asalet muskası

bıktıracak onları yürümekten

her günün sonunda bir leyl-i hira

her hüznün peşinde bir ümit

havadan, sudan ve sevmekten yana

içlerinin kandığı olacak dünya…

yine de bilecekler ikrâmını sevginin

uçurtmaları kalplerini acıtan çocuklar

kırık kanatları ve kanayan dizleriyle

yitmeyecek asırlık susmaları

yetmeyecek avuçlarında ıslanan sular

darbesiz, ritimsiz, deli-dolu, ağır-aksak

yoksunu oldukları şeye hasretle

koşacaklar koşacak…

Bu yazıyı paylaşın