-senin ısıttığın yatakta uyumak
hayali değildir, üşümüşlüğümün-
içimde ateş yak,
otur başına…
ellerini ısıtırken bırak beni düşünmeyi
kalbime kurduğun tahtın toz tutsun her yanı
ayaklarını güveler yesin,
ellerin ısındıkça bırak beni düşünmeyi.
içerledikçe bir çocuk
kalbim atsın kendini oradan buraya
sen ısınan ellerini düşün yalnızca
büyüsü bozulsun müneccim dualarının.
benim bilmediğim şeyler üstüne yemin et
adım, adına kara bir sıfat olarak eklensin
övün,
adım anıldıkça hatırlandığına.
tara saçlarımı
nazar et bana…
bir sır gibi tut kendini de
sal beni
dalgalar arasındaki bir sanrıya…
-hayâlimi öldür her bir gerçekle,
ölümümü dirilt, tüm hayallerde-
zaferler yaşa, adımların büyüsün
mutluluklar getirsin doğan her gün sana.
siyasi parti bayraklarıyla süslü,
caddelerden geçerken
unut,
seni düşündüğümü,
büyü, büyü, büyü… büyüsünü boz aşkımızın…
ilk altı ay anne sütü içmiş bir acı,
büyüdüğünü sansın,
bilinçaltım
kan kaybetmeye devam etsin,
seni bir bumerang gibi fırlattıkça…
son sözüm:
sana yenilmek güzeldi ey aşk!
olsun…
dünyaya mazeret bırakmayalım
ölmek için her gün güzel başlasın
ikimize de,
yaşarsak, o dinginlikle yaşayalım.
Yaşarsak.