Fatma Pekşen

Gocuk

Sırf gocuğu on kilo gelirdi. Bir de dizine kadar çektiği el yapımı çizmeleri vardı ki, alimallah, ufak tefek karısına çaprazlama bağlatıp düğüm attırdığı bağcıkları en az yüz gram ederdi. İşçilerin çoğu, adını bile bilmezlerdi zaten. Onlar için “Başefendi” nin tekiydi…

Elif Uzunca

“Elif uzunca, be yana yatık, te ona benzer, se ona benzer…” Kuytuluk ve kesif nem kokusuyla birlikte,  ona ait hatırladığım şeylerden birisiydi bu sözler… Yeşillerin bürüdüğü, zaman zaman “cennet burası olmalı” düşüncesine kapıldığım, ömür boyu oraya gitmek, ebediyyen orada kalmak…