Ferman Karaçam

Gazzenin Çocukları

Bir karanlık yanım var Gazze Çözemiyorum Mühleti dolmuş ve çürümüş yanım Astım bedenimi çocuklarının donuk Yetimliğine Sular akmıyor Ölüm içimde bir zeytinlik poyrazı gibi esip esip duruyor Ölmüyorum Ölümlerinize imreniyorum Bir karanlık yanım var dünya Uslanmıyor seviyorum Üstü örtülü akşam…

Sus

Pamuktan yapılmış sıradağlar gibiydiBir özgürlük sancağı vardı beyaz ellerindeSüleymaniye ikindisi, sessizlikBeline yüzlerce kez dolanmış harlı bir urganBedenimde gelip son bulanParmakları öteden çağıran platin ışıklı bir yelpazeKucağı sonsuz bir rüyaKucağında gün huzmelerinden damlayan bir aydınlıkVe göğsümde bir mahşerGöğsümde bir kıyametTopuzlar, balyozlar,…

Şiire Nasıl Bakmalı?

İnsanın bu dünyadaki hikâyesini anlamaya, anlamlandırmaya çalışmak, bütüncül bir bakışla onu okumayı gerektiriyor. Bütüncül bakışın sahibi olmak, oldukça zor ve çetrefil bir yoldur.  Hangi yana ve yöne dönersek dönelim, diğer yönler hep arkamızda kalır, bunu unutmazsak, hakikate daha çok yakın…

Sığındım Sana

Kaynattığın dağın lavlarıyla toprağıma yağdımKülden küle döndümKülden yine küle döndümGeceleri geçtimGeçtim geceleri zifir zifir susarakEmekleyerekPişman, kaybetmiş ve gamın kendisi olarakHangi çöle attınsa işte orada bir ademimBir vav gibi kıvrıldım huzuruna…Rabbena zalemnâ enfusenâ ve in-lem tağfirlenâve terhamnâ le nekûnenne mine-l hâsirîn..SadasıylaArafat’ta…

Ardahan

Ardahan Çocukluğumun hint masallarıyla süslenmiş kutlu hatırası Elele tutuşmuş Saçları kurdelalı çift örgülü Kürt ve Türk kızı Kavuran Ağustos gülümseyen bir dağ Ve ilk ders sosyalizm Anam Bembeyaz leçeğinden dualar damlayan Bir kadındı Saçlarını ve bileklerini bilmem Babam Gaz lambası…

Açelya

Açelya farkında mısın? Hicaza Batan Akkuş / kanadı kırık Bir masal bileniyor Sıkışmış aralığında baharın Pabuçlarım eskimiş bilirsin Ben tutamam kendimi Düşerim Bu memnu Memnu açelya Sana söylüyorum gözlerim ağrıyor Dokunma Alır başımı giderim kendimden Giderim de korkuyorum açelya Bu…

Siyah Acı

ben hep beyaz acılar bilirim kolları Osmanlı Coğrafyası kadar upuzun yaşlandıkça simsiyah acılar da tanıdım yerin altında kolları derin ve hain bir kadın güneş aşınca dam’ın bacasından zemheri gibi kokar nefesi bilirim dizlerini dövünce avuç avuç kaburgalarının kırılır gibi çatırdadığını…

İstanbul Biraz

Ben gözlerinde yaktım bu şehrin hasret anıtı yüreğini yaktım yüz binlerce şarlatanını bu şehrin soğuk bir köpüğün bedeninde işte bu yüzden azalıyorum ince ince görmüyor musunuz bu yüzden yok saydılar beni ruhum daha bendeyken oysa ben yaktım bu şehrin karanfilini…

Kor Ayaklar II

ı. Başında bulutlar ay iki büklüm Mazlum kalplerini sana döndürür Sevgili sevgili canların canı Dünyayı yaratan sana döndürür Sana dönüyorum sana Ki sen Bestesisin ol emrinin Sana dönüyorum Ve II. Baygın baygın bakıyorum mevsimlere Gelmişler ve gitmişler habersiz Sana dönüyorum…

Kor Ayaklar

I. geç kaldım bölüşüldü gökler talan edildi güneş el konuldu ay yüzlü çocukların mehtabına yıldızlar sökülüp alındı gecelerimizden ıslanamadım parmaklarında göğsüme ılık ılık rüzgarın değil ateşin düştü bu yüzden   alnıma granitler sürüyorum   çağdaş yasalardan ve keskin sözlerden bir İstanbul gecesine…

Yarasından Yâr Damlayan Kalbime

Böyle değildin sen kalbimmanolya gülüşlerden mavi tonlar devşirir içirirdin banasaz benizlibal bakışlı acılardan ümit gülleri derersunardın gamlı ruhumageçirirdin beni daracık geçitlerdensöz tükenirse bakardınbakışın biterse susardınsusuşun susarsa gülerdinher yangından sonra küllerimden doğururdun beni yenidenbütün hain tuzaklara inat yüzüme bakardınmuştulardın yüzümü yeryüzüneBöyle…

Hocam

Cahit KOYTAK’aNaralarını hançerlerinde saklayıp yaşıyordu gölgeler balkonlarına yaslanarak ve bir çok yüzleri vardı ay ışığında fark ediliyordu daha çok yalanları biz ise şiirleşip yitiyorduk gözlerimizde gölgeleri hikmet sanan şanımdı daha belarusa ulaşamayan yaşım filiz saçlarım yakut gülüşüm tomurcuklanıyordu al al…