İlhan Mete Koç

Boş Koltuk

İsmail, pazar günü dışında tatilinin olabileceğini aklına pek getirmezdi. Nadiren bir milli bayram, pazara öncesiyle veya ertesiyle birleşsin sevinirdi. Böylesi vakitleri evde dinlenmekten çok, eşi ve kızlarıyla nehir kenarında geçirirdi. Suyu seyretmek, yosun ve balığınkine karışan ağaç kabuğu kokusunu içine…

Kediler ve Ölüler

Sabahları erken kalkarım. Daha doğrusu erken kaldırılırım. İmam efendinin salasından önce birisi kapıma dayanır. Yoğurda bandırılmış bayat ekmeklerin içinde olduğu torbayı, alelacele elime takar, evden çıkarım. Sokak işe başlamamışken, bir ben işe başlarım bir de kediler…  Kimisi, peşine irikıyım bir…

Sefer

Ne zaman Mevlevi ayininin can alıcı segâh niyaz ilahisini dinlesem “Gezmeyi çok severim” cümlesini dilime pelesenk yaptığım yıllarımı hatırlarım. Doğrusu severdim o yıllarımı. Gezmeyi de… O zamanlar ancak çok büyük meblağlarla alabileceğimiz walkmanımın -Türkçesi var mıdır bilmem- kulaklığının ucunda bu…

Ihlamur

Nasıl anlatmalı? Doyurulmayı bekleyen küçümen gözlere bu nasıl ifade edilebilir? Bu zamana kadar birisinin kendisine ıhlamurun ne olduğunu soracağı hiç aklına gelmezdi. Çocuğu değil de bir başkası sorsaydı ne cevap verebilirdi? Herhalde sıcak suyun içine poşet içinde sallandırılan güzel kokulu,…

Ekmek Askıda

Gün hala aydınlanmamıştı. Hami on ikisinde var yok. Bu yaşta uyanması ne zordu. Hami’nin her soluğu uykuyu koklayıp duruyor, gözleri yuvalarına kaçacak oluyor, uyuşmuş yüzü yastığının sıcaklığını arıyor. Geceler bir rüya kadar uzun olsun istiyor. İstiyor istemesine ancak başucundaki saat…