Kavuşmanın Kısır Döngüsü

İşte yine sabahın esmerinde

Bir mısra için gönlümü acılara sunmaktayım

İçim içimi kemirmekte

Yorgun bir gecenin sabahında

Dağlanmış bir yürekten dökülen tarifsiz acılar

Yüreğime çöken bu taşlaşmış ağırlık

Hüsnüne vurgun olduğum asudenin yokluğunu simgeler

Vurgun yemiş bir dalgıç gibiyim

Elimde olmadan aşkın denizine dalmaktayım

İnce bir söyleyişle dağılmakta içimdeki kül yığını

Uçup gitmekte ellerimden

Daldığım bu kavganın solgun renkleri

Bir yandan gideceğini düşünüp

Bir yandan ayrılık çemberinde halime çare aramaktayım

Bir yandan darlanmış bir göğüsle Her an yeni bir ıstırapla irkilmekteyim

Hangi yana dönsem sesimin dağınıklığıyla seni söylemekteyim

Seni sormaktayım içimin yokuşlarında nefessiz kaldıkça

Önümde uzayıp giden ufuklara

Ey bu maceranın tersyüz edilmiş hüzünlü gerçeği

Dürülmüş acılar kendinden geçirdi bu yoksul bedeni

Hangi uçurumların yüksekliğinde sınayacaksın

Hangi gecenin sabahında onunla yoldaş olup

Güzelliklere yelken açacaksın

Ve bir hasret şafağında güller döküp                                                                                                                  Vuslatın sonsuzluğunda sevgiliye kavuşturacaksın

Bu yazıyı paylaşın