o akşam mantıku’t-tayr’ı okudu dedem sevdik süleyman’ı belkıs’ı
rüzgâr geldi sustu saçlarında aynaların geçti içinden yusuf rüyaları
aşkın yazdığı muskayı taktı boynuna hicran bir deniz bekledi güneşini
hüzün büyür gurbet olur gülüş bir bebeğin uykusunda anne yüzü
türkünün kestiği dillere destan olur dağlar alıp başını gider mi duman
gölgelerin saklandığı mağaralarda uyur mu sağnak yağmurun sesi
ondan gözleri aynalardan bu tarafa gelmez kirpikleri yağmurlardan
ırmağın hikayesi dağlardan başlar bak muhabbetin küntü kenz’den
karanlığa kalan güneş değildir balam önce yıldızlar sonra dolunay
ondan sefer der vatanla geldik bu kesret yurduna hûş der demle
oturduk yâr sofrasına nazar ber kademle yürüdük mâsiva çarşılarına
göğsümüz nâr gülümüz hâr ondan vahdet tennuresinde pişer canımız