Bilal Kemikli

Kapı

Kapıları severim. Özellikle şehrin kadim mahallelerinde zamana direnmiş iki kanatalı ahşap bahçe kapılarını… Okumasını bilen için, adeta birer şiirdir kapı. Her kapı bir mısradır. İki kapı bir beyt. Uğradığım şehirlerde, kasabalarda o şiiri okumaktan zevk alırım. Şimdi bir hayal edelim:…

Sûfi ve Şiir

Mevlânâ, harf ve mânâ arasındaki ilişkiyi kap ve su metaforuyla izah eder, ona göre harf kaptır, mânâ ise o kabın içindeki sudur. Harf, zaman ve mekan kaydı bu­lunmayan o engin hayal denizinin içindeki bazı anlam adacıklarını gün yüzüne çıkaran bir…

Anlamak ve Anlamak

Mevlana’nın üzerinde durduğu temel konulardan biri “anlamak”tır. Tahkik etmek, öğrenmek, bilmek, hissetmek, idrak etmek ve farkına varmak gibi anlamlara ge­len anlamak kelimesini, bugün daha çok akıl erdirmek ve kavramak anlamıyla kullanmaktayız. Bir işe akıl erdir­diğimizde, yahut bir konuyu kavradığımızda “tamam…

Gelenek, Taklit ve Temsil

Modern zamanlarda yaşayan sanat ve düşünce adamının, gelenek karşısındaki tutumu bir kısım tartışmaları da beraberinde getirmiştir. Bu tartışmalardan bazıları geleneğin mahiyetine ilişkin iken, bazıları da sanat etkinliklerinde ondan yararlanma biçiminin niteliği ve niceliği üzerindedir. Gelenek, alışılagelmiş uygulamalar, adet ve algılar…

Yek Ahenk Kitaplar

Bazı kitaplar vardır, ne sanat kaygısı ne de büyük iddialarla kale­me alınmışlardır. Lakin elinize aldığınızda, adeta onun müptelası olursunuz. Yazarı piyasada isim yapmak için yazmamıştır. Ne çarşaf çarşaf gazete sayfalarında reklamları yapılmıştır, ne de afişleri bulvarları süslemiştir. Öyle kendi halinde…

Tasavvuf Edebiyatımız

Tasavvuf, Müslüman toplumlarda derin tesirler yapmış, derin izler bırakmıştır. Kelime olarak sof giymek, saf olmak, ilk safta bulunmak ve suffa ashabı gibi yaşamak anlamları­na gelen tasavvufun pek çok tanımı yapılmıştır. Genel ola­rak, bir mânâda tecrûbî bir ilim ve insanın kendin!…

Türkçenin Gücü Üzerine

Türkçenin yetersizliğini dile getiren aydınlarımız var. Dilimizin mahiyetini idrak edememiş, ruhunu çözememiş bir aydın tipi. Bunlar, Türkçenin yetersizliği, içine kapanıklığı ve daima başka dillerden ödünç kelime alan edilgen bir dil olduğunu dile getiriyorlar. Bilhassa Meşrutiyetten bu yana süregelen Batı dillerinden…

Pierloti’de Seher Vakti

—Ömer Veske’ye- Seher vakti Pierloti Tepesi’nde İki bin on birin huzur vaktinde, on sekizinde orucun Müslüman İstanbul’un sadâsı Râmi’den, Nişanca’dan, Sütlüce’den ve Eyüp’ten Ötelerden ta ötelerden, beriden Feshane’den ve belki maveradan Fatih’ten Süleymaniye’den Biri biter ötekisi başlar uyanış şarkısının Saba…

Günlük

a, bugün beklentilerimden biri aleyhime gerçekleşti; hayra yorduğum bir düş şu an için menfi neticelendi, bilmem ki neden? birileri bir şeyler mi yapıyor da amaçlarımıza ulaşamıyoruz? yoksa bizler mi hazır değiliz o amaçlara?soruları çoğaltabiliriz, ama hiçbirini bire bir sağlıklı cevaplandıramayız. bu sebepten de üzülürüz;…

Bir Temmuz Gecesi

bir temmuz gecesinde sigaram neskafem ve düşlerimle nehrimde akıp giden anı durduruyor bir esenlik geliyor Leylâ geliyor beyaz bakışlarını mıhlayıp yüreğime şarkılar söylüyor Hacı Faik Bey’den ah âteş-i sûzân-ı fırkat karartan suları akşam aydınlığında bir temmuz gecesinde ter basıyor şakaklarımı…

Hayat

hep bir kavuşma türküsüdür hayat ayrı kalınmışlıklar üzerine yakılan aşığın âhıyla hayat hep bir kavuşma türküsü ayrı kılınmışlıklar üzerine yakılan maşukun âhıyla

Düşlem

“beyzâ’ya” bir taş attı göle martılar kondu ellerine dalgalardan mavi bir ebrûdur astığı gök yüzüne beyzâ bir taş değil yüreğini attı göle Van denizinin ortasında açan bir çocuk yüreğidir şimdi maviye karışmış şeker beyazı bir düştür çözülen beyzâ bir taş…

Bahar, Şiir ve Bahariye

Kitâb-ı Fasl-ı Bahâr Bahar kelimesi etimolojik olarak incelendiğinde, parlamak, ışık saçmak, parlak olmak, hayrette bırakmak, göz kamaştırmak, gözünü almak gibi anlamlara gelen Arapça be-he-ra fiilinden türemiştir. Biz kavram olarak kış ile yazın arasında bulunan mevsimi ifade etmek için bahar kelimesini…

Günlük

(geçen sayıdan devam)  d. düşündüm; sarhoş olmayı… âşıkçasına baş koymayı… ve yatmayı. sonra sözü düşündüm; sözün tuzak olmasını. e. söz; Yunusun lisanıyla pühte olmamış ise, sevgileri büyütmekten ziyade nefretleri artırıyor, ham insandan kem söz sâdır olur. kâmil olmadan sarf edilen…