Gökyüzü Ritimleri
Zamanın raksıdır damlayan su Yüreğine düşen sıcacık anlayışın Arzuhalidir gözündeki yaş Sensizliğin azaptır Ayrılığın kahroluş Bir fırtınadır yelkenleri Uzak diyarların…
Zamanın raksıdır damlayan su Yüreğine düşen sıcacık anlayışın Arzuhalidir gözündeki yaş Sensizliğin azaptır Ayrılığın kahroluş Bir fırtınadır yelkenleri Uzak diyarların…
bir gün sevmekten vazgeçersenkendimi bakır rengine boyayıpellerimi nar çiçeğine banacağımbelki yeniden seversin diyedağ kilisesinin yamacından Akdenizli şehrime bakacağım unutma beni…
ŞİİR VE MÜZİK Şiir ve müzik deyince, antik Yunan döneminde, ilk kez Pindaros’ta karşımıza çıkan “musike” sözcüğü ile başlamak doğru olur…
Gül… Rengiyle, kokusuyla, endamıyla sevgilinin diğer adı… Maşuğun aşk ile yanışları değince nazenîn gönlüne humrete mâil olmak yazıldı gülün kaderine…
“Aşk derdiyle hoşem el çek ilâcımdan tabib Kılma derman kim helâkim zehri dermanındadır.” Mor ışıklar, bir bestenin en can alıcı…
Gül üzerine söylenebilecekler bir sayfaya sığdırılabilecek gibi değil. Rengi başka, kokusu başka; duruşu, teni, bakışı, taşıdığı anlamların derinliği bir başka.…