Şeref Akbaba

Acıdan Pay Almak

Filistin’de abluka sonrasında görülmesi bile vahşet olan sahneler, Bağdat semalarından kırmızı boyasını akıtmaya devam eden savaş ve işgal. “Yanlış hesap Bağdat’tan döner mi” bilmiyorum; ama, yanlış hesap yeni dünya düzenini çarpanlara ayırmakla; Asya, Ortadoğu ve Anadolu ekseninde olmak üzere, farklı…

“Bu Toprağı Kalbinden Tutmalı”*

Okuma için vakit bulamayanların bahanesi var desek yeridir. Çok şeye zaman ayıranların, bir günü, bir yılı masaya yatırarak nelere vakit ayırdıklarını bir gözden geçirseler, okumaya da vakit ayırabileceklerini görürler. Öncelik önemli tabiki, ehemmiyet sırası önemli. Nice önemsiz şeyler, zaman eriten…

Darağacına Yuva Yapan Güvercin*

Yoluna düşen bilir. İçlerindeki şüpheden gergef dokuyanların itiraz ve inkârı karşısında net bir duruş ve söylemle “O ne dediy­se doğrudur” diyen ve sıddık olarak anılan yol arkada­şı, ayağına diken batmaması ve O’na zarar gelmeme­si için kendisini siper etmişti. Yola çıkmak…

Ali Haydar Haksal ile Söyleşi

Öykü yazıyorsunuz. Öykülerin kahramanları ve onların yaşadıkları mekânlar var. Mekânlar mı kahramanları, kahramanlar mı mekânları ortaya çıkarıyor? Mekân, iç ve ruh dünyamız. Yaşadığımız topraklar, kentler, ma­halle ve sokaklar, evler, odalarımız. Kim bir dünyadan soyutla­nabilir, kim mekânsızlıktan söz edebilir? Ruhu zengin…

Sultanım

Zeylnameleri buruşturdum askıdadır Hint kumaşı değil koruyan soğuktan beni Afrika çölünde soğutulmuş da değilim Bakır işlemeli alın yazısıyım insanlığın Derbeder yalnızlığımdır kapında nöbet İkinci sesiyim aşk yağmurlarının Himmet salasına işaret buyur Seke seke kapındayım sultanım Dil yakan ovasında yeter şüphelerim…

Kış Harmanı

Denizin sevdiği şarkıları söylemek istiyorum. Lapa lapa yağan ka­rın deniz mavisiyle buluştuğu noktada tek kelime edememenin hüznü sabit, denize ağıt yakan annenin feryadını lisan-ı bahriye aksanıyla mırıldanıyorum. “Burina burinata… ” Dar bir sokak ve bir metreyi aşkın kar… Ankara’nın denizi…

Sokak Dar

Yangın yeri tan diye bağıran çocuklar Ölümün perçeminden tutsam ve haykırsam Hayali üşümüş bir adamın sandukası Tülbent ve sara Mağripte ikindiler bir gider bir gelir Sır küpü yalnızlık döşenir akşamlara Utanır kadın uslanır çocuk Yas tutan alın yazısı saatidir sokakların…

Canan ve Bayram

Bayramı çocuklara sormalı ve bayramı çocuklar anlat­malı. Kendi çocukluğunun bayramını anımsayanlar, bugün yaşadıklarına nispeten iç geçirmeden ede­mezler. Bayram adeta özlenen, beklenen, yaşanmak istenen ve geçmesi istenmeyen bir güzellik olarak ha­tırlanır. Bugünün çocukları için bayram, yarınlarda ay­nı izleri bırakarak hatırlanacaktır şüphesiz,…

Satır Arasına Gizlenenler

Eski ve yeni, taklit ve tahkik, dün ve bugün, durağanlık ve tekâmül, gelenek ve yarın. Kendimizle söyleşirken, bu ve bunun gibi daha kaç mukayese ve muhasebeye kapı aralar, etüdler yapar ve bir sonuca varmaya çalışırız. Önceliklerini tespit ve tayin etmiş…