Dünyayı Cennetle Değişmek
İstanbul’u inletiyor ezanlarBu insanlar kardeştir diyorumSenden geleni tasdik etmişlerİkrar ediyorlar dilleriyle deBunlar ölüm ötesinden haberliKalplerini ihya etmişlerYoksa nereden bilecekler fakire…
İstanbul’u inletiyor ezanlarBu insanlar kardeştir diyorumSenden geleni tasdik etmişlerİkrar ediyorlar dilleriyle deBunlar ölüm ötesinden haberliKalplerini ihya etmişlerYoksa nereden bilecekler fakire…
Kapının önündeÇamura batmışDikişleri patlamışKim bilir kaç zaman ve ne kadar yol almışVe pörsümüş bağcıklarıBenim kadar yabancıBir çift ayakkabı. Sürgünden mi…
behrâm’ın avı mıydı gecenin içindeki katran,saplanmış bir ok mu sızlar sesimde,yoksa yara mı, içime doğru akan. saraylarını taşladık bahçıvanlarınağızlarında söyleşirken…
bir nefesin dinlendiği göğüste çırpınan sesimigetirmeliydim ırmaklarla uzun uzadıya bir çağıltıylaâh bulutlar vurdu saçlarımı kar taneleriyle bir bir hayra yormaz…
Sonunda güneş gösterdi yine yüzünü,Kasvet verici bir karanlığın ardından.Taptaze doğdu umut; cıvıl cıvıl kuşlar,Çocuklarım! Güzel günler bekliyor bizi. Gelir geçer…
Pamuktan yapılmış sıradağlar gibiydiBir özgürlük sancağı vardı beyaz ellerindeSüleymaniye ikindisi, sessizlikBeline yüzlerce kez dolanmış harlı bir urganBedenimde gelip son bulanParmakları…