Nurşah Karaca

Naftalin Kokulu Gece

Kar güzeldir. Yüreğimizin kirini paklar. Bembeyaz doldurur boşluklarımızı. Gerçi insan dedi­ğin boşluklarını doldurmaya kalksa ömür yeter mi ? Bazen de düşman olup çıkar karşımıza kar. Gözümüzün içine sinsi sinsi bakar. Gücümüzü sı­nar, sabrımızı alır. Yollarımızı kapatır, set çeker önümüze. Mühlet…

Boş Mezar

mezar Güz gelmiş. Kuşların usul usul göğü terk edişinden biliyorum. Yağmurlar, bir sevdaya tutul­muş gibi çılgınca yağıyor üzerime. Başıboş gezen yapraklar, bilmem neyi arıyor. Hava puslu. Gri bulutlar çökmüş göğün üzerine, güneş desen ara ki bulasın. Bir adam, nefes nefese.…

Mutsuz musun Fitnat?

Fitnat yıllarca bir eşiğin üzerinde oturup bekledi. Dağlarda açan kaya çiçeklerini, sümbülleri, menekşeleri, mor gelincikleri göremedi. Çayın kıyısında oturup ne suyunu yudumladı ne yüzünü ferahlattı. Rüzgâr şöyle efil efil vurmadı sırtına. Hepi topu manzarası dış kapının eşiğinin gördüğü kadardı. Sokağa…

Nasip

Eski şehrin sokaklarında geziyordum. Yolda Bursalı Ahmet Arif Bey’e rastladım. Omuzları çökmüş, beli bükülmüş, ak saçları rüzgârda birbirine dolanıp darmadağın olmuştu. Sakalı güneş vurdukça gümüş gibi parlıyor, ince çenesinden aşağı doğru süzülüyordu. Yanakları yeni yetme bir çocuk gibi al al…

Vatanım Kalbim Benim

Seni de vururlar bir gün ey acıFilistin’de sapan taşlı çocuklarFerman Karaçam Ben Macid Fida Ebu Zine. 16 yaşındayım. Ölüm öyle birdenbire değil usul usul geldi üzeri­me. Soykırımcı İsrail’in işgal ettiği Batı Şeria’daki El-Faria Mülteci Kampında kalıyordum. 5 Eylül 2024’ü gösteriyordu…

Kaknüs’ün Kanadı-III   

Dilencinin Oğlu Muradına Erdi mi?Meğer dilenci ve oğluyla konuşmam için beni zindana gönderen padişah, yanında güzeller güzeli kızı olduğu halde peşim sıra gelip bütün konuşulanları gizli gizli dinlemesin mi? İşte o an padişah, Kaknüs’ün kanadına o letafetli renklerin de saf…

Kaknüs’ün Kanadı-ı  

 Aylarca beşik gibi sallanan bir ummanın ortasında başımda mavi gök, ayaklarımda azgın deniz, sevdiğini arayan Seyfelmülûk’un hikâyesiyle avundum. Dünya dediğin bir avuç kuru toprakla biraz hava, biraz suydu. Ne diye onu gelin gibi allayıp pullayıp sonra da eteklerinin dibinden ayrılmıyorduk?…

Seyfelmülük Sevdiğini Arıyor-4  

SEYFELMÜLÛK, BEDÎÜLCEMÂL’LE KARŞILAŞIYOR Namım, Gülistan-ı -İrem’e benden önce varmıştı. Şehre girdiğimde bütün periler beni görmek için yollara dökülmüş, devlerin elinden kurtulmamı kutluyorlardı. Tam üç gün üç gece ziyafet verildi. Şenlikler yapıldı. İçime düşen aşkın damlası artık önümde sel olmuş akıyor;…

Seyfelmülûk Sevdiğini Arıyor-3

ŞEHBAL ŞAH KIZINA KAVUŞUYOR Köşkün dış avlusundan içeri vardığımızda kimse gözlerine inanamadı.  Ortalıkta sevinçle ne yapacağını bilemez hâlde sağa sola koşturan insanlar çığlıklar atıyor, mutlulukla birbirlerine sarılıyor, hep bir ağızdan  “Şahımıza haber salın!” nidaları yükseliyordu. Tam da büyük salona giden…

Seyfelmülûk Sevdiğini Arıyor-2  

SEYFELMÜLÛK YOLA ÇIKIYOR Hemen saraydan çıktım. Sanki içimden bir ses bana nereye gideceğimi fısıldıyormuş gibi attığım adımı bilerek yürüyordum. Güneyde, denizin hemen eteğinde, dalgaların coştukça ayağıma çarptığı karanlık bir mağaraya geldim. Mağaraya girer girmez gözümü kör eden karanlık yavaş yavaş…

Kosova’dan Gelen Tren

Rüstem Paşa, -ki paşalığı doğuştan gelir, sonradan değil- ihtiyar bir adam gibi ağır aksak giden bir trenin içerisinde üç gündür aç biilaç yolda… Türkiye dediğin şurası. Nedir bu bitmeyen eziyet? Yalnız kendisi olsa hadi neyse… Birdenbire anasız kalmış iki küçük…

Mor Menekşe

“Annem, mübadele yıllarının çocuğu. Göçün, acının, bırakıp gitmişliğin, uçurumdan aşağı düşer gibi varlıktan birdenbire yokluğun içine çekilmişliğin çocuğu. Ne bırakıp geldiği ne de konup kaldığı yerlerin yerlisi olmuş; hep arada, hep arafta kalmışlığın çocuğu…İşte o, hep arafta kalmış bir annenin…

Göğe Yazılan Mektup

“İbrahim,Gönlümü put sanıp da kıran kim?”Asaf Halet Çelebi Bir çoban varmış.Herkesler onu çoban bellermiş ama o, pek sevgili kuluymuş Allah’ın. Anlayacağın ermiş bir zatmış. Kayabaşı derler yüksekçe bir tepede köylünün ineklerini, koyunlarını yaylatırmış. Rezil düşman her bir yanına dağılmış ya…

Adı Yakup Olanın Kaderi Beklemek mi?

Susmak iyi geldi.Taşıyamayacağım kadar kelimeyi boşaltıvermek pencereden… İyi geldi.Dilime dolandıkça göğsümde yük olan kelimeler, pencereden boşalttıkça kuş olup uçuverdi. Sığırcık, kırlangıç, İshak kuşu, serçe… Gök kızıla çalarken incecik kanatlarıyla süzülüverdiler önümden.Susmak, beklemenin öbür adıydı. Beklemek, hiç gelmeyenin öbür adı…Adı Yakup…